Articles by "hanedan"
hanedan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Mart 1924 tarihinde 431 numaralı kanun ile hanedan mensupları dönüşü olmayıp sadece gidişi olan bir pasaportla  bir yolculuğa yollanmış sınır dışı edilmişti.(1)

Merhum Adnan Menderes 1952 yılında NATO toplantısı için Fransa'ya gider.Bir ara Paris büyükelçisini yanına çağırarak;Osmanoğulları ailesinin Paris'te yaşadığını ve ne yiyip ne içdiğini sorar.

Büyükelçi bilgisinin olmadığını söylemesi üzerine Adnan Menderes Büyükelçiye 24 saat mühlet verir.Bir müddet sonra büyükelçi adresle gelir.

Hanedanın ziyaretine giden  Menderes, gördükleri karşısında çılgına döner.Devlet-i Aliye'nin ulu Hakanı Sultan Abdülhamid Han'ın 80 yaşındaki hanımı Şefika Sultan, 60 yaşındaki kızı Ayşe Sultan ve diğer Osmanlı hanımları, Paris yakınlarında bir bulaşıkhanede Fransızların bulaşıklarını yıkamaktadırlar.

Menderes gözyaşlarını tutamaz. Şefika Sultan'ın ellerine sarılır ve af diler.

Menderes Türkiye'ye döner dönmez doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar'a çıkar.

- "Osmanlı hanımlarını bulaşık yıkarken gördüm. Onların Türkiye'ye dönmeleri için af kanunu çıkaracağım" der. 

Celal Bayar da;
- "Adnan Bey sus! Sakın bu konuyu bir daha başka yerde açma, malum gazeteler tahrikiyle silahlı kuvvetlerin içindeki cunta Türkiye'de ihtilal yapar" der.

Menderes cebinden çıkardığı bir mektubu masanın üzerine bırakarak dışarı çıkar.

Mektupta şunlar yazılıdır:
- "Analarının ve babalarının Fransa da hizmetçilik yaptığı bir ülkenin başbakanı olmaktan utanç duyuyorum, istifamın kabulünü arz ederim. Adnan Menderes."

Menderes'in istifadan vazgeçmesi için epeyce uğraşılır ve hanedan hanımlarının yurda dönmelerine izin verilmesi şartıyla Menderes istifadan vazgeçer.

Ancak daha sonra Adnan Menderes'e bunun hesabını soracaklardır.(2)

Menderes'in istifa haberi devlet içinde şok meydana getirdi. Yakınlarının ve bazı devlet erkânının araya girmesiyle Adnan Menderes istifasını geri almaya razı edildi. 

16.06.1952 tarihinde 3 Mart 1924 tarihli 431 numaralı kanunun 2. maddesinin değiştirilmesi ve aynı kanuna bazı maddeler eklenmesi hakkındaki kanun kabul  edilir.Resmi gazetede 5958 nolu kanun ile 23.06.1952'de yayınlanır.Bu kanunda Osmanoğullarından sadece kadınların Türkiye’ye dönmelerine izin verilir.

Madde 2 de ''Mülga Hilafet ve münderis osmanlı Sultanı Hanedanının Padişahlar sulbünde olan erkek azası ve bunların erkek füruu Türkiye'ye gelmek ve Türkiyeden transit olarak geçmekden memnudur.Bunların dışında kalanlar Türkiye'ye gelebilirler.''demektedir.(3)

Daha sonra 15.05.1974 tarihinde kabul edilen 1803 nolu kanun 18.05.1974 tarihinde resmi gazetede yayınlanır.

Bu kanunla da hanedana mensup erkeklerin de ülkeye dönmelerine izin verilmiştir.

Madde 8: 16.06.1952 tarih ve 5958 sayılı kanunla tadil edilen 3 Mart 1924 (hicri 26 Recep 1342) (rumi 3 mart 1340) sayılı kanunun 2,3,4ve 5. maddelerinin yürürlükten kaldırılmıştır.bu durumdan istifade etmek isteyen erkek mensuplar hakkında 431 sayılı kanunu tadil eden 5958 kanun gereğince kadın mensuplara tanınan haklar uygulanır.(4)
“Hilâfetin ilgâ ve Hanedan-ı Osmanî’nin Türkiye Cumhuriyeti  memalikiharicine çıkarılmasına dair  431 sayılı  kanun”un 2. maddesinin değiştirilmesi ve aynı kanuna bazı maddeler eklenmesi hakkındaki kanun 
Kabul tarihi 16.06.1952
resmi gazete yayın tarihi 23.06.1952
kanun no 5958
(3)
*******************************************
23.06.1952 tarihli resmi gazetede yayınlanan 16.06.1952 tarih ve 5958 sayılı kanunla tadil edilen 3 Mart 1924 (hicri 26 Recep 1342) (rumi 3 mart 1340) sayılı kanunun 2,3,4ve 5. maddelerinin yürürlükten kaldırıldığına,bu durumdan istifade etmek isteyen erkek mensuplar hakkında 431 sayılı kanunu tadil eden 5958 kanun gereğince kadın mensuplara tanınan hakların uygulanacağına dair resmi gazete.
(Cumhuriyetin 50 nci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun)
kabul tarih:15.05.1974
resmi gazete yayın:18.05.1974
sayı:14890
kanun no:1803
(4)
*******************************************
Kaynaklar:
20 Temmuz 1992 Hürriyet 
Mehmed Orhan Osmanoğlu (d. 1909 - ö. 1994).

Mehmed Orhan Osmanoğlu (Şehzade-i civan-baht, asaletlu, necabetlu Mehmed Orhan Efendi); 

Osmanlı hükümdarı II. Abdülhamit'in torunudur. Şehzade Mehmed Abdülkadir Efendi'nin oğludur.

10 Kasım 1909 tarihinde Üsküdar' da doğdu, Galatasaray Lisesinden (Mekteb-i Sultani) mezun oldu ve Harp Okuluna devam etti.

 15 yaşındayken ailesiyle beraber sürgüne gönderildi. 

2. Dünya Savaşı yıllarında Arnavutluk kralı Zogo'nun yaverliğini yaptı ve Arnavutluk Hava Kuvvetlerinde Yüzbaşı rütbesiyle bir süre pilot olarak görev aldı.

 İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Macarca, Arapça, Portekizce ve Türkçe olmak üzere 9 lisan biliyordu.

 Paris'teki Amerikan Askeri Mezarlığında rehberlik olan son işinden emekli oldu ve Güney Fransa'daki Nice şehrine yerleşti. 

Kuzeni Şehzade Ali Vâsıb Osmanoğlu'nun vefatıyla 1983 yılında Hanedan reisi (Son Osmanlı) oldu. 1991 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını aldı.

Mehmed Orhan Osmanoğlu, yaşamını ve 70 senelik sürgününü, Nice'deki tek odalı evinde 1994'ün 12 Mart akşamı noktaladı.

Mehmed Orhan'ın tahtadan mezar taşı, Nice-Fransa


kaynak:wikipedia